Değerli Kardeşimiz Sitemize Hoşgeldiniz. Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz(S.a.v)'e Bir Salavat Getirerek Kapatınız.
"Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali seyyidina Muhammed"

ÖLÜME HAZIR MISIN ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Sabit ÖLÜME HAZIR MISIN ?

Mesaj tarafından MuhammedMustafa Bir Ptsi Eyl. 20, 2010 7:53 pm

ÖLÜME HAZIR MISIN ?


Bismillahirrahmanirrahim.

Ey Kendini Dünyanın Gidişine Kaptıran İnsan! Dünya geçici bir hayaldir. Bir gün mutlaka öleceksin, tüm sevdiklerin de senden önce ya da sonra mutlaka ölecek. Bundan 100 yıl sonra sen de dahil tanıdığın herkes ölmüş olacak. Düşün, 100 yıl da yaşasan bu hayat bir gün bitecek. Her insanın olduğu gibi sizin de hayatla ilgili birçok planınız vardır. İş sahibi olmak, ev-araba almak, evlenip çocuk sahibi olup-onları büyütmek, emeklilik, huzurlu bir hayat gibi... Bunlardan başka, içinde bulunduğunuz durum ve şartlara göre daha birçok plan ve tasarılarınız vardır. Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşmesi kesin değildir.
Ölüm ise, yüzde yüz gerçekleşecektir. Peki akıllı bir insan hangisine öncelik vermelidir? İnsanların çoğu, hayatın her döneminde, bütün planlarını, gelecekte daha iyi ve daha rahat bir hayata kavuşabilmek için yaparlar. Eğer ölümsüz olsaydık, bu davranış gerçekten de mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona mahkumdur. Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp kesin olmayanlara yönelmek akılsızlıktır. Ama insanlar bir türlü bu açık gerçeği fark edemezler. Ölümle birlikte başlayacak olan gerçek hayatlarını tanımaz ve oraya yönelik bir hazırlık yapmazlar. Ölümden sonra diriltildiklerinde ise, kendileri için özel yaratılmış olan cehennemden başka bir yere gitmezler. “Kendisinden kaçtığınız ölüm size mutlaka erişecektir. Sonra da gizliyi ve görüneni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, orada size (hayatta iken) yaptıklarınızın tümünü gösterecektir.”(Cuma Suresi - 8 - ) “Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi şerle de hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya Suresi, 35 ) *Eviniz,arabanız, aileniz, paranız,...kısaca dünyadaki hiçbir şey size en ufak bir fayda sağlamayacak. Size yararı olacak tek şey Yüce
Allah’ın razı olduğu gibi yaşamak, bizi sakındırdığı şeylerden uzak durmaktır. “Ne malları ne çocukları onlara Allah’a karşı hiçbir şeyle yarar sağlamaz. Onlar ateşin halkıdır ve orada süresiz kalacaklardır.” (Mücadele Suresi, 17 )
Arzu ve istekleriniz bu kısacık dünya hayatına sığmaz. Bu dünyada bir misafirsiniz ve misafir gibi davranmalı; asıl enerjinizi kalıcı yurdunuz olan öbür dünya için harcamalısınız. Düşünemeyeceğiniz kadar acizsiniz. 3 gün uyumasanız veya su içmeseniz yaşayamazsınız. Sıcağa, soğuğa hatta gözle görülemeyecek kadar küçük bir mikroba karşı bile dayanıksızsınız. 1 ay banyo yapmasanız yanınıza yaklaşılmaz. Her gün yemek yemek, uyumak, tuvalete gitmek, vücut bakımı yapmak zorundasınız. Her canlı, ölüme mahkum olarak doğar. Hiçbir insanın malı, makamı, şöhreti, itibarı, kuvveti ve güzelliği kendisini ölümden kurtaramaz. İstisnasız herkes ölüme boyun eğmiştir ve bundan sonra da eğmeye devam edecektir. Pek çok insan, ölümü düşünmek istemez. Bu mutlak sonun kendi başına da geleceğini aklına getirmez. Düşünmediği sürece, ölümle karşılaşmayacağı gibi batıl bir inanç geliştirmiştir. “Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” (Al-i İmran Suresi, 185) Bir gün öleceksiniz ve o çok sevdiğiniz bedeniniz cansız bir et yığınına dönüşecek. Kefenlenip bir çukura atılacaksınız, cesediniz çürüyüp bir kemik yığını olacak ve dünyadan giden milyarlarca insan gibi unutulacaksınız. Ancak bu yoklukta bir ümit ışığı var: Sonunda çürüyüp gidecek cesediniz dışında bir de ruhunuz var ve ruhunuz ölümsüz. Eğer dünyada Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşadıysanız çok büyük bir ödüle; sonsuz Cennete kavuşacaksınız. Eğer dünyada Allah’ın onaylamadığı bir hayat yaşadıysanız çok kötü bir cezaya çarptırılacaksınız; Sonsuz Cehennem...
Cennet, hayal bile edemeyeceğiniz nimet ve sürprizlerle dolu çok güzel bir ortamdır. İnananlar için; süt, bal ve şarap ırmakları, meyvelerin her türlüsü, atlas ve ipekten elbiseler, yüksek ve güzel köşkler ve en önemlisi Allah’ın rızası ve Cemali vardır. “Rableri katında her diledikleri onlarındır.”(Şura,22) “Takva sahiplerine vaadedilen cennet; onun ağaçları altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların sonudur. İnkar edenlerin sonu ise ateştir.” (Rad Suresi,35) Cehennem ise dar, dumanlı ve hücrelere kadar işleyen kavurucu azaplarla dolu korkunç bir ortamdır. Cehennemde yiyecek olarak diken ve zehir; içecek olarak kaynar su, irin ve kan olacaktır. Hayatınızdaki hiçbir şey cehennemden korunmak kadar önemli değildir. Dünya bir gün yok olacaktır ama cehennem sonsuza dek var olacaktır. Eğer Allah’ın bize Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği hükümlere uygun yaşamaz, tek örnek ve önder olarak Peygamberimizi almazsanız kesinlikle cehenneme gideceksiniz. “Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar; İşte bunların kendi kazandıkları dolayısıyla barınma yerleri ateştir.” (Yunus Suresi, 7-8 ) Orada 50 milyon yıl, yada 500 trilyon asır değil, sonsuza kadar kalacaksınız. “Gerçekten cehennem bir gözetleme yeridir. Taşkınlık edip-azanlar için son bir varış yeridir. Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır. Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek. Kaynar sudan ve irinden başka.” (Nebe Suresi 21-25) Ateşe dayanabileceğiniz kadar günah işleyin. Ateşe ne kadar dayanıklı olduğunuzu anlamak için elinizi bir ateşte yada kaynar bir suda kaç saniye tutabileceğinizi deneyin.
Canınızı vermeden, cehenneme atılmadan, elleriniz zincirle boynunuza bağlanmadan ve cehennemin kapıları üzerinize kapanmadan ve çığlık çığlığa azabı tatmadan önce kendinize gelin. “Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı yakıtı taşlar ve insanlar olan cehennem ateşinden koruyun."(Tahrim Suresi,6) O büyük günde hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin. Çünkü bugünkü hesabın telafisi var. Ama Hesap Gününün telafisi yok. “Ateşin önünde bekletilecekleri ve:‘Ah keşke(hayata) geri gönderilseydik: O zaman Rabbimizin ayetlerini yalanlamaz ve müminlerden olurduk.’ diyecekleri zaman (onları) görseydin.” (En’am Suresi,27) § Tek yol gösterici ve en yüce dost olarak Allah’ı kabul ediyor musunuz? Bazen Allah’ın bazen başkasının hakimiyetine girilmez. “Allah, iman edenlerin sahibi ve dostudur. Onları karanlıktan aydınlığa çıkarır.” (Bakara Suresi,257) Ekonomik, toplumsal, hukuki ve siyasi faaliyetlerinize Allah’ı karıştırmayarak Allah’a kafa tuttuğunuz halde, sadece deprem, hastalık gibi hallerde Allah’a dönüyorsanız, bunun Allah yanında hiçbir değeri yoktur. Siz de dahil tüm insanlık O’na isyan etse; bu O’na zerre kadar zarar veremez. Tüm insanlık da O’nun yolundan gitse; bu O’na zerre kadar yarar sağlamaz. Yapacağınız tüm zarar ve yarar kendinizedir. §
Kalbinizde iman mı şeytan mı iktidarda? Emeğinizi, paranızı, zamanınızı ve hayatınızı Allah’ın yolunda kullanıyor musunuz? Sizin için insanların ne düşüneceği yada ne diyeceği, Allah’ın razı olmasından daha önemliyse, bu insanların sizi Hesap Günü’nde kurtaracaklarını mı düşünüyorsunuz? § Din sizin için bir hayat tarzı mı? Yoksa cami, Ramazan, yada hacı ve hocalarla mı sınırlı? Dinin sadece ibadet kısmına inanıyor, dinin hayatla ilgili kısımlarına inanmıyorsanız “Müslüman’ım” diyerek kendinizi kandırmayın. “Dinlerini parça parça edip, gruplara ayıranlar var ya, senin onlarla hiçbir ilgin yoktur.”(Enam Suresi,159) Din; Allah’ın peygamberleri aracılığı ile insanlara bildirdiği ve insanların hem dünyada hem de ahirette mutlu olmalarını sağlayacak ilkeler, kurallar bütünü ve bir hayat tarzıdır. § Allah’ın size verdiklerinden Allah yolunda harcıyor musunuz? İman iddianızı ne kadar ispatladınız? Ev, araba almaya milyarlar, yeme-içmeye milyonlar harcadığınız halde; Cenneti bedavaya getirmeyi mi planlıyorsunuz? “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.”(Ali-İmran Suresi ,92)
Kur’an-ı Kerim hayatınızın merkezinde mi? Kuran-ı Kerim dirilere; okumaları, anlamaları ve yaşamaları için indirilmiştir. “Bu(Kur’an), insanlara kurtuluş yollarını gösteren bir delil, sağlam bir inanca sahip olanlar için de bir rehber ve rahmettir.”(Casiye Suresi ,20) En az günlük haberlerle ilgilendiğiniz kadar, Kur’an-ı Kerim ile ilgileniyor musunuz? Bir hikaye kitabı değil, Kulluk Kılavuzu olan Kur’an-ı Kerim’i hayatından dışlayan insan dünyada da ahirette de huzur bulamaz. § Paranız cebinizde mi, kalbinizde mi? Parasal ilişkiler, çoğu zaman insanların gerçek yüzlerini ortaya çıkarır. Sizin gerçek yüzünüz nasıl? Mirasçılarınıza bırakacağınız mallar için her şeyi göze alıyor musunuz? Bir gün her şeyinizi dünyada bırakacak ve Allah’a ince ince hesap vereceksiniz. §
Dua ibadetin beyni, kulluğun özü, müminin silahıdır. Nefsinize ve şeytana karşı yeterince silahlandınız mı? “Rabbiniz buyurdu ki: “Bana dua edin icabet edeyim (karşılık vereyim). Bana ibadet etmekten büyüklenenler cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir.” (Mümin Suresi,60) § Sonsuz bir hayatta, sonsuz mutluluk için günün 24 saatinden birini ayırmak çok mu zordur? Her gün yemek, içmek, nefes almak zor gelmiyor da, ruhun gıdası namaz nasıl zor gelir? Namaz kulluğun en açık göstergelerinden biridir. Allah’ın günde beş kez yaptığı davete kulak asmayanların kendine “Müslüman” demesi acınacak bir haldir. § Bedeninize baktığınız gibi kalbinize de bakıyor musunuz? “Allah sizin suretlerinize ve bedenlerinize bakmaz, lakin kalplerinize bakar.” (Hz. Muhammed) § Kimliğinizde değil kalbinizde ve hayatınızda “İslam” ibaresi var mı? Evinizi Peygamberimizin evine ve cennetin bir şubesine benzetmeye çalışmıyorsanız, boşuna cennet ümit etmeyin. §
Müslüman çevresindeki kötü şeylerden etkilenmez, çevresini iyi şekilde etkiler. Çevrenizdekilere iyiliği tavsiye edip, kötülükten vazgeçirmeye çalışıyor musunuz? § Karanlık kabre ve dehşetli hesap gününe hazırlanıyor musunuz? Kabir mümin için cennet bahçelerinden bir bahçe, kafirler ve isyankarlar için cehennem çukurlarından bir çukurdur. § Bu dünyada Allah’ın izin verdiği şekilde her türlü zevk ve meyveden yararlanıp; ahirette de akla-hayale gelmeyecek lezzet ve nimetlerden mi tatmak istersiniz? Yoksa ahiretin eşsiz güzelliklerini dünyanın geçici zevklerine feda mı edersiniz? Erkekseniz en çok 50 yıl tad alacağınız dünya ve kadınlar için (harama bakmak da dahil) sonsuz azaba razı olmak çok büyük bir aptallıktır. Kadınsanız en çok 50 yıl sürecek bir güzellik ve zevk için, hurilerden bile üstün bir güzelliği reddetmek en büyük akılsızlıktır. “Size verilen her şey dünya :hayatının metaı ve süsüdür. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. Yine de akıllanmayacak mısınız?” (Kasas Suresi,60)
Yukarıdaki soruları gönül rahatlığıyla ve olumlu bir şekilde cevaplayamıyorsanız, hayatınızda değişmesi gereken bir şeyler var demektir . Ölüm, en az hayat kadar gerçektir. Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir. Ölüm sizi her an yakalayabilir. Kim bilir o an, belki de şu andır, ya da size çok yaklaşmıştır. Belki de bu satırlar kendinize çeki düzen vermeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır.
Vakit henüz çok geç değil, henüz Allah’ın huzuruna çıkarılmadık. Bir an önce kendimize gelip, Allah’a hesabını verebileceğimiz bir hayat kuralım. Yaşadığımız her günü, Allah’ın bize verdiği bir fırsat olarak değerlendirelim. İslam’ı ve Kur’an’ı öğrenmeye ve Allah’ın hükümlerini hayatımıza aktarmaya çalışalım. Bir gün, “Biz bunları duymuştuk, keşke yapsaydık.” dememek, o acı pişmanlığı yaşamamak için bugün harekete geçelim. “Yarın yaparım” düşüncesi nefsin ve şeytanın bir aldatmacasıdır. Bu hayat sizin ve bizimki sadece kardeşçe bir uyarı... Dün geçmiştir, yarının geleceği ise (bizim için) garanti değildir. Oysa bugün bizim elimizdedir. Yeni ve esaslı bir başlangıç için en uygun gün bugündür.
Ölüme her geçen saniye daha çok yaklaşıyorsunuz. Uyanışı kabre ve ahirete ertelemeyin, o zaman çok geç olacaktır... % KAÇ MÜSLÜMANSINIZ? Şimdi büyük bir ihtimalle “İslam’ın yüzdesi mi olur? Bu ne saçma soru.” diyorsunuzdur. Ama kendinizi, nefsinizi sanık sandalyesine oturtup, kendinize sorun bakalım: “Ben % kaç Müslümanım?” diye. Allah’ın ve resulünün istediği gibi yaşıyor musunuz? Size dininizi sorsak “Elhamdülillah Müslümanım.” dersiniz. Ama biz size “Nüfus kağıdınızda değil yaşantınızda, hayat tarzınızda gerçekten İslam’a yer var mı?” diye soralım. Müslüman olduğunuzu iddia etseniz de kişinin yaptığı iş, kendisinin aynasıdır. Yaptığınız şeyler, yaşayış tarzınız Müslümanca değilse, Müslüman olduğunuzu iddia ederek kendinizi kandırmayın. Çünkü bu oyunu ancak mezara kadar sürdürebilirsiniz. Herkesi, hatta kendinizi bile kandırabilirsiniz, ama (haşa) Allah’ı asla. O halde çok geç olmadan kendinizi hesaba çekin ve bugünden itibaren gerçek bir Müslüman gibi davranın.

Unutmayın mükemmel nimetleri ile cennet de, korkunç azapları ile cennet de sonsuzdur. Dünya yaratılalı beri hiçbir canlı ölümden kendini kurtaramamıştır. Hoşunuza gitmese de, hatırlamak istemeseniz de bir gün mutlaka öleceksiniz. O halde akıllılık ölümü unutmak değil, ölümü daima hatırlamak ve ölümden sonrası için hazırlanmaktır. Bu kısa girişten sonra günlük hayatımızda karşılaştığımız, belki de bir kısmını yaptığımız haramlara ve büyük günahlara bakalım. Bunlardan bir yada birkaçını ısrarla yapıyorsanız olgun bir müslüman değilsiniz. Çünkü müslüman Allah’ın her emrine “kayıtsız şartsız teslim olan kişi” demektir. Bu günahlardan bazıları: • Müslüman olduğunu iddia ettiği halde, Allah’ı tek kanun koyucu, Peygamberimizi yolundan gidilecek tek lider, örnek alınacak tek model olarak kabul etmemek en büyük günahtır. Biz Müslüman olarak; kanun koyucu ve kulluk edilecek tek varlık olarak sadece ve sadece Allah’ı, ve takip edilecek lider olarak yalnızca Peygamberimizi kabul ederiz. “Sizin için Allah Resulünde güzel bir örneklik vardır.”(Ahzab:21) “Ben size babanızdan, evladınızdan ve tüm insanlardan daha sevgili olmadıkça (tam) iman etmiş olmazsınız.” (Hadis-i Şerif) Peygamberimizi sevmek O’nu örnek almakla olur. O’nun yolundan gitmiyor, O’nun gibi yaşamaya çalışmıyorsanız O’nu sevdiğinizi iddia edemezsiniz. • Resulullah’ın dilinde gizli şirk olarak adlandırılan riyadan kaçınmamız gerekir. Riya; yaptıklarını Allah’ın rızasını gözeterek değil de çevresindekilerin ne diyeceğini düşünerek hareket etmek ve gösteriş yapmaktır. Riyanın çaresi, her hareketimizi Allah’ın gördüğünü bilerek, davranışlarımızda sadece Allah’ın rızasını dikkate almaktır. •
En çok neden korkuyorsunuz? İmansız ölmekten mi? Parasız kalmaktan mı? Ailenize bir zarar gelmesinden mi? • Dininizin direği sağlam mı? Namazı kılmayanın dini sağlam değildir. “Namazın dindeki yeri, vücuttaki baş hükmündedir.” (Hadis-i Şerif) Kıyamet günü ilk hesaba çekileceğiniz şey namazdır. • Farz olan ibadetleri terketmek haramdır ve kişiye ahirette azap vesilesidir. “De ki: ibadetiniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkan, 77) “Hiçbir farz namazını bile bile bırakma. Çünkü kim bunu yaparsa ondan Allah’ın himayesi kalkar.” (Hadis-i Şerif) • Burç ve fallara inanmak şirktir. Hayata yön veren yıldızlar değil Allah’tır. “Kim bir kahine yada falcıya gider ve ona bir şey sorarsa kırk gece (gün) namazı kabul olmaz.” (Hadis-i Şerif) • Nazarlık takmak açıkça haramdır. Nazara karşı Allah’tan değil, basit bir cisimden yardım ummak şirktir. Şirk ise Allah’ın kesinlikle affetmeyeceği tek günahtır. “Kim nazardan korunmak için bir şey takarsa şirke girer.” (Hadis) Nazardan korunmak için şifayı Allah’tan bekleyerek, nazar ayetini okumalıdır. •
Kadının koku sürüp dışarı çıkması haramdır. Bu, çiftleşme dönemlerindeki köpeklerin davranışıdır. “Güzel bir koku sürünüp, kokusunu hissetmeleri için bir topluluğun yanına uğrayan kadın zinakârdır.” (Hadis Şerif) • Yabancı kadın yada erkeklerle tokalaşmak elin zinasıdır. “Sizden birinizin kafasına demirden bir iğne sokulması, onun için kendisine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır.” (Hadis-i Şerif) • Harama bakmak büyük bir günahtır ve şeytanın oklarından zehirli bir oktur. “Müminlere söyle gözlerini haramdan korusunlar.” (Nur,30) “Gözün zinası bakmaktır. Kadına da erkeğe de haramdır.” (Hadis-i Şerif) Kıyamet günü bütün gözler ağlayacak yalnızca üç göz ağlamayacaktır. Bunlardan biri de harama bakmaktan sakınan gözdür. • Ailenizin dini kurallara ve ahlak ölçülerine uygun yaşamaları için çalışıyor musunuz? “Deyyuslara cennet haramdır.” (Hadis-i Şerif) Deyyus: ailesinde fuhşa izin veren veya buna açık kapı bırakan, karısının-kızının, kardeşinin örtünmeden dışarı çıkmalarına göz yuman kişidir. Annesinin, hanımının veya kardeşinin avret yeri açık olarak sokağa çıkmalarına göz yuman erkeklerde tatminsizlik gibi derin psikolojik sorunlar var demektir. Ahiretteki sonuçları ise çok korkunç olacaktır. • Faiz almak ve vermek, Allah’a ve Resulüne savaş açmak demektir. “Faiz yiyen, kıyamet günü mezarından şeytan çarpmış gibi kalkar.” (Bakara 275) “Kişinin bilerek yediği bir dirhem faiz, 33 zinadan daha kötüdür.” (Hadis-i Şerif) • “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın işinden birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki mutluluğa eresiniz. Şüphesiz şeytan kumar ve içki ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ın zikrinden alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” (Maide:)
Piyango, loto, toto,... gibi her türlü şans oyunu kumardır ve haramdır. Kumar oynayanların %99’u kaybeder, %1’i kazanır. Eğer yüzde yada binde bir ihtimal için Allah’a meydan okuyorsanız buna devam edin. Cehenneme girme ihtimaliniz daha da artacaktır. “Haramla beslenen bedene cehennem ateşi daha layıktır.” (Hadis-i Şerif) • Zarla oynanan oyunlar haramdır. “Zarla oynayan Allah’a ve Resulüne isyan etmiştir.” (Hadis-i Şerif) • Gıybet haramdır. Gıybet; o anda orada bulunmayan bir din kardeşini hoş olmayan bir şekilde anmaktır ve kul hakkına girer. “Biriniz diğerini gıybet etmesin. Sizden biri ölü kardeşinin etini yemek ister mi? Elbette tiksindiniz. O halde Allah’tan korkunuz.” (Hucurat 12) • “Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine ise haram kılındı.”(Hadis) Erkeklerin altın saat, yüzük gibi takıları Resulullah’ın bu sözüne rağmen kullanmaları, cehennem ateşini inatla istemektir. “Altın ve gümüş kaplarda yiyip-içen, şüphesiz ki karnında cehennem ateşi kaynatır.” (Hadis) • Resulullah kadınlara benzeyen erkeklere ve erkeklere benzeyen kadınlara lanet etti. (Buhari) “Allah kadın elbisesi giyen erkeğe ve erkek elbisesi giyen kadına lanet etsin.” (Hadis) İnce, kısa veya dar elbise giyen kadınlar cennetin kokusunu bile duyamazlar. • Peruk kullananlar hakkında Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “Allah saç takana ve taktırana lanet etsin.” • Evde canlı resmi bulundurulmamalı, en azından asmamalıdır. “Melekler, köpek ve canlı resmi bulunan eve girmezler.” (Hadis-i Şerif) • Müslüman, tuvaletten sonra temizliğine çok dikkat etmelidir. Bilinmelidir ki kabir azabının çoğu idrardan sakınmamaktandır. •
Bir müslümana üç günden fazla küsmek helal değildir. “Bir müslümanın kardeşine üç günden fazla küsmesi helal olmaz.” (Hadis-i Şerif) • Allah, anne-babaya “öf” bile demeyi yasaklamıştır. “Üç şey vardır ki bunlarla yapılan amelin faydası olmaz: Allah’a şirk koşmak, ana-babaya asi olmak ve cihattan kaçmak.” (Hadis-i Şerif) Bu konu o kadar önemlidir ki; Kur’an-ı Kerim’de bir çok yerde ana –babaya iyilik, Allah’a itaat ile birlikte zikredilmiştir. • Kur’an-ı Kerim’de zekat vermemek, müşriklerin sıfatlarından biri olarak sayılmıştır. “Zekatı verilmeyen her altın ve gümüş, kıyamet günü ateşte kızdırılarak sahibinin alnına ve sırtına yapıştırılır.” (HadisiŞerif) • İsraf haramdır. “İsraf ile saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır.” (İsra, 26) “Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (Araf, 30) • Kişi içki içtiğinde Allah, onun üzerindeki korumasını kaldırır; dostu, gözü, kulağı ve ayağı şeytan olur. Şeytan onu her türlü kötülüğe sürükler ve her iyilikten geri çevirir. “Her sarhoş edici içkidir ve her içki haramdır.” (Hadis-i Şerif) •
İslam düşmanlarına her ne şekilde olursa olsun destek vermek haramdır. Onların programlarını izleyerek vaktinizi onlara harcamak, para vererek onların ahlaksızlık ve yalan haberle doldurdukları gazete ve dergilerini almak gibi her türlü hareketten kaçınmak gerekir. Müslümanın sevgisi de nefreti de Allah içindir. Buna dikkat etmezseniz imanınız rüzgardaki bir mum gibi tehlikededir. • Allah’ı ne kadar tanıyorsunuz? Tanımak için ne kadar çaba gösteriyorsunuz? Allah’ı tanımak; O’nu sıfatlarıyla ve isimleriyle tanımaktır. Tanımadığınız şeyi sevemezsiniz. • Müzik ve televizyon; insanları namazdan, ilimden ve Allah’ı hatırlamaktan alıkoyar. Bunlardan kaçınmaya çalışıyor musunuz?

Size tavsiyemiz; yukarıdaki konularda kendinizi sorgulayın. Bunu bugün yapmalısınız. Çünkü Hesap Gününde; telafisi olmayan bir günde, en büyük mahkemede, en adil hakim önünde sorguya çekileceksiniz. Eğer yukarıdaki günahları ısrarla işlemeye devam ediyorsanız, vazgeçmek için hala vaktiniz var. Ölüm kapınızı çalmadan... Ölüm, en az hayat kadar gerçektir. Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir. Ölüm sizi her an yakalayabilir. Belki de bu satırlar kendinize çeki düzen vermeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Vakit henüz çok geç değil, henüz Allah’ın huzuruna çıkarılmadık. Bir an önce kendimize gelip, Allah’a hesabını verebileceğimiz bir hayat kuralım.
Yaşadığımız her günü, Allah’ın bize verdiği bir fırsat olarak değerlendirelim. İslam’ı ve Kur’an’ı öğrenmeye ve Allah’ın hükümlerini hayatımıza aktarmaya çalışalım. Bir gün, “Biz bunları duymuştuk, keşke yapsaydık.” dememek, o acı pişmanlığı yaşamamak için bugün harekete geçelim. “Yarın tevbe ederim” düşüncesi nefsin ve şeytanın bir aldatmacasıdır. Bu hayat sizin ve bizimki sadece kardeşçe bir uyarı...
Dün geçmiştir, yarının geleceği ise garanti değildir. Oysa bugün sizin elinizde. Yeni ve esaslı bir başlangıç için en uygun gün bugün. Ölüme her geçen saniye daha çok yaklaşıyorsunuz. Uyanışı kabre ve ahirete ertelemeyin. O zaman çok geç olacaktır...
Değerli Okuyucu! Hayat tarzınız kimlere benziyor? Müslümanlara mı, yoksa kafirlere mi? Unutmayın kim bir topluluğa benzemek isterse o da onlardandır. Kafirlerin gideceği yer cehennemdir. Siz de onlara uyarsanız onlarla aynı yere gidersiniz. Çocuklarınız kimlere benziyor? Onları gerçek bir müslüman gibi yetiştirdiniz mi? Yoksa daha çok kafirlere mi benziyor? Çocuğunuzun giyimi, davranışları, arkadaş çevresi, okuduğu kitaplar, dinlediği müzikler,... Müslümana yakışmıyorsa; namaz kılıp-oruç tutarak kendinizi boşuna yormayın. Nasıl olsa çocuğunuz cehenneme giderken sizi de sürükleyecektir. İzlediğiniz program ve filmler bir müslümana yakışır şeyler mi? Hemen her sahnesinde şiddet yada ahlaksızlık olan film ve programları utanmadan ve bir gün Allah’ın huzurunda hesap vereceğinizi düşünmeden nasıl seyredebiliyorsunuz? Okudu ğunuz gazeteler müslümanca mı? Yani Müslümanları savunuyor mu? Yoksa her gün İslam’a ve müslümanlara iftira mı atıyor? Konuştuğunuz konular ne kadar islami? Dünyaya da ahirete de faydası olmayan şeyler mi konuşuyorsunuz? (Futbol, müzik, kadın, gibi...)
Giyiminizle bir müslümana benziyor musunuz? İslam’ın belirli bir kalıbı yoktur. Vücudu belli etmeyen, gösterişten uzak ve kafirlere benzemeyen her türlü giysiyi giyebilirsiniz. Erkeklerin örtmesi gereken yer göbeği ile diz kapağı arası, kadınların örtmesi gereken yer ise eli ve yüzü hariç tüm vücududur. Kadınların örtünmesi onlara eziyet olsun diye değil; hem kadınları hem de toplumu korumak için bir önlemdir. Toplumumuzun şu andaki durumuna bakarak bunun ne denli hikmetli bir hüküm olduğunu anlayabilirsiniz. Kişiliksiz olanlar dişiliklerini ön plana çıkarmaktadırlar. Açık giyinen kadınlar ve onların bu durumuna göz yuman yakınları Allah’a kafa tutmaktadırlar. (Haşa) “Sen bizim giyinişimize karışamazsın” demektedirler. Açık giyinen kardeşlerimizin dikkatine...

Okuduğunuz kitaplar sizi hesap gününe hazırlıyor mu? Tüm kitaplar sadece en büyük kitabı yani Kur’an-ı Kerim’i anlamak için okunur. Tüm bilim dalları “Allah’ın adı ile başlanırsa” insanı Allah’a yakınlaştırır ve insanlığa yararlı olur. Allah’ı dışlayan bilim bugün bir bomba ile milyonlarca insanı yok edebilme noktasına erişmiştir!!! Nelerle vakit geçiriyorsunuz? Unutmayın sahip olduğunuz ve harcadığınız her şeyden hesaba çekileceğiniz gibi boşa geçirdiğiniz her saniyeden de hesaba çekileceksiniz. Nerelere para harcıyorsunuz? Harcama listelerinizde hayır işlerine, İslami kuruluşlara, fakirlere de bir pay var mı? Sevginizi nerelerde kullanıyorsunuz? Allah’ın önce ve en çok kendisini sevmemiz için verdiği kalbinizi boş sevgilerle yıpratmayın. Örnek ve önder olarak kimleri alıyorsunuz? Futbolcuları mı, politikacıları mı, zenginleri mi, yoksa daha başka dünyalık basit insanları mı? Oysa Müslümanların tek örnek ve önderi Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’dir. Hayatınızı, kendinizi ve ailenizi bu konularda sorgulayın. • Allah’a inandığınızı söylediğiniz halde O’nun istediği gibi yaşamıyorsanız; • Peygamberimizi sevdiğinizi söylediğiniz halde, O’nu örnek almıyorsanız; • Müslüman olduğunuzu iddia edip, Müslümanca yaşamıyorsanız; • İnsan olduğunuzu söyleyip, hayvanlardan daha aşağı bir hayat sürüyorsanız; Allah’ın inkarcılar için özel olarak hazırladığı cehhennemden başka bir yere gitmeyeceksiniz...

Ölüm, en az hayat kadar gerçektir. Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir. Ölüm sizi her an yakalayabilir. Kim bilir o an, belki de şu andır, ya da size çok yaklaşmıştır. Belki de bu satırlar kendinize çeki düzen vermeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Vakit henüz çok geç değil, henüz Allah’ın huzuruna çıkarılmadık. Bir an önce kendimize gelip, Allah’a hesabını verebileceğimiz bir hayat kuralım. Yaşadığımız her günü, Allah’ın bize verdiği bir fırsat olarak değerlendirelim. İslam’ı ve Kur’an’ı öğrenmeye ve Allah’ın hükümlerini yaşamaya çalışalım. Bir gün, “Biz bunları duymuştuk, keşke yapsaydık.” dememek, o acı pişmanlığı yaşamamak için bugün harekete geçelim. “Yarın yaparım” düşüncesi nefsin ve şeytanın bir aldatmacasıdır. Bu hayat sizin ve bizimki sadece kardeşçe bir uyarı... Dün geçmiştir, yarının geleceği ise (bizim için) garanti değildir. Oysa bugün bizim elimizdedir. Yeni ve esaslı bir başlangıç için en uygun gün bugündür. Ölüme her geçen saniye daha çok yaklaşıyorsunuz. Uyanışı kabre ve ahirete ertelemeyin, o zaman çok geç olacaktır...

NEDEN YARATILDIK ?

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...
Hesap Günü’nün Sahibi Allah’a hamd; tek önderimiz Hz. Muhammed’e salât ve tüm Müslümanlara selâm olsun. EY İNSAN! Kimsin? Nereden, neden geldin ve nereye gideceksin? Neden ve nasıl var olduğunu hiç düşündün mü? Sadece bu dünya için yaratıldığını mı düşünüyorsun ki tüm zamanını bu dünya için harcıyorsun? İnsan, Allah’ın yeryüzündeki temsilcisidir. O’nun tüm emirlerine uyarak O’nun rızasını kazanmak ve bunun sonucunda sonsuz bir hayatla ödüllendirilmek için yaratılmıştır.
“Hanginizin daha güzel amelde bulunacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratan Allah’ın şanı ne yücedir.”(Mülk:2) Allah’ı razı etmenin yolu olan İslam’a girmek için inanılması gereken ilk esas olan Tevhid’dir. La İlahe İllallah Muhammedün Resulullah; ‘Allah’tan başka ilah yoktur ve Hz. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.’ demektir. ‘La ilahe’, kalbi ve yaşantıyı sahte ilahlardan temizlemek, “İllallah”; kanun koyucu olarak sadece Allah’ı kabul etmek ve Allah’tan başkasına kulluk etmemeye karar vermektir. ‘Muhammedün Resulullah’ ise tüm hayatımızı Peygamberimizin yaşadığı gibi düzenlemeye söz vermektir. “Tağutu inkar ve Allah’a iman” Tevhidin temel ilkesidir.“Kim tağutu inkar eder, Allah’a inanırsa, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur.” (Bakara:256) Tağut: Haddini aşan, Allah dışında kendisine kulluk ve itaat edilen, hayata yön veren ve insanları Allah’tan uzaklaştıran herkese, her güce, her fikre ve her sisteme verilen addır. Müslüman olan herkes tağut reddetmek zorundadır. “Her kim Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse, işte asıl kafir olanlar onlardır.”(Maide:44)
Allah’ın kesinlikle bağışlamayacağı tek ve en büyük günah şirk’tir. “Doğrusu Allah kendisine eş koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındakileri ise, dilediği kimse için affeder.” (Nisa:116) Şirk, sevginizi ve yaşamınıza yön verme hakkını, Allah yerine; yaratma gücü ve hükmetme yetkisi olmayan, ölümlü birine vermenizdir. “O gökte de yerde de ilahtır.”(Zuhruf:84) Allah; insanları yaratıp bırakmaz. O, hayatın her alanına dair yasalar koymuştur. Allah’ın yaratıcılıkta olduğu gibi kanun koyuculukta da eşi ve benzeri yoktur. Hüküm vermeyen, tabiri caizse emekli olmuş bir ilah isteyenler İslam’ın dışındadır. Şirkten korunmak, dünyada ve ahirette mutlu olabilmek; İslam’ı iyi bilmek ve uygulamakla mümkündür. Bunun temeli ise, Tevhid’e inanmak ve hayata geçirmektir. Tevhid; Birlemek ve her şeyi Allah’a has kılmaktır. Tevhid, hayatın her alanında sadece ve sadece Allah’ın hükümlerini dikkate almak ve O’nun rızasını her şeyden üstün tutmaktır.

EY İNSAN! Milyonlarca tür canlının nasıl ve neden yaratıldığını hiç düşündün mü? Yoksa bu kadar mükemmel yaratıldığın halde, sadece yiyip-içip, eğlenmek için mi yaratıldığını düşünüyorsun? “Ben cinleri ve insanları yalnız bana kulluk etmeleri için yarattım.”( Zariyat:56) Allah’a inandığını söylediğin halde, neden yaşayışınla Allah’a isyan ediyorsun? Neden Allah’a rağmen, Allah’sız bir hayat yaşıyorsun? Allah’ın sana şahdamarından daha yakın olduğunu bile bile nasıl bu kadar günah işleyebiliyorsun. “Biliniz ki Allah tüm yaptıklarınızı görür .”(Bakara:233) Vereceğin yada veremeyeceğin çetin hesabı düşün ve ona göre yaşa... O büyük güne hazırlan. Az-çok, büyük-küçük her şeyden hesaba çekileceksin ve bu mahkemede hiç kimseye acınmayacak, haksızlık da yapılmayacak. “Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve (nihayet) kendilerine yardım bile edilmeyecek bir günden sakının.”(Bakara:48)
İyi bir Müslüman, tüm yaptıklarını sadece geçici dünya hayatına göre değil; mutlaka gelecek olan “sonsuz hayatın” ölçülerine göre değerlendirir. Çoğumuz güya ‘Müslüman’ız. “–Cennet, Cehennem var.” diyoruz. Fakat sözlerimize değil de yaşantımıza bakıldığında: Cennete talip olmuyor, Cehennemden gereği gibi kaçınmıyor, yaptıklarımızdan sorulmayacakmış gibi bir hayat sürdürüyoruz. “Ölüm kaçınılmaz son.” dediğimiz halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Şu geçici dünyada 20-30 yıl kullanabileceğimiz bir ev, bir araba alabilmek için yıllarca, gece-gündüz çalışıyoruz da, sonsuz olan ahiret için çalışmıyoruz. İki günlük bir seyahate bile hazırlıksız çıkmayan bizler, dönüşü olmayan bir yolculuğa nasıl bu kadar kayıtsız kalabiliyoruz? Çoğumuz ölümü düşünmek istemeyiz. Düşünmediğimiz sürece ölümle karşılaşmayacakmışız gibi...
Oysa kendini ölüme karşı koruyabilmiş tek bir canlı gösteremezsiniz. “Nerede olursanız olun, hatta tahkim edilmiş kalelerde olsanız bile ölüm yine de size erişir.”(Nisa: 78) Ölüm sizi her an yakalayabilir. Belki de bu satırlar, kendinize çeki düzen vermeniz için size verilmiş son fırsattır. Gelin Rabbimize kulluk edelim. Ömür çok kısa. İşte geldik, gidiyoruz. Dün olanlar bugün yok ve yarın bizler de olmayacağız. Bu geçici dünya uğruna, sonsuz bir hayatı tehlikeye atmak büyük bir akılsızlıktır. Çünkü dünya hayatı, ahiret hayatına göre çok çok kısadır. Ummadığın bir anda öldüğünü, karanlık kabre gömüldüğünü, hesap çekildiğini ve hakkında “Cehennem” kararının verildiğini düşün. Unutma ki “Dünyada amel var, hesap yok. Ahirette ise hesap var, amel yok.” Şu anda toprağın altında olup da ömrünü boşa harcamış milyarlarca insan senin yerine şu anda dünyada olmayı ve iyi işler yapıp, Allah’ın rızasını kazanmayı ve azaptan kurtulmayı isterdi. Ama son pişmanlık fayda vermez. Bu yüzden, o dehşetli gün gelmeden önce, bu dünyada ölüm için hazırlan. “Ateşin önünde bekletilecekleri ve:‘Ah keşke(hayata) geri gönderilseydik: O zaman Rabbimizin ayetlerini yalanlamaz ve müminlerden olurduk.’ diyecekleri zaman (onları) görseydin.” (En’am:27) “O gün yüzlerinin ateşte darmadağın olduğu gün:‘Eyvah’ diye feryat ederler, ‘keşke Allah’a itaat etseydik, peygambere uysaydık.’ derler.”(Ahzab:66)
Neden ebedi olan Cennet’in muhteşem nimetlerinden ve Cehennem'in sonsuz azabından gafilsin? Allah (cc) Cehennem azabı hakkında şöyle buyuruyor: “Ayetlerimizi reddeden kafirleri mutlaka ateşe sokacağız. Derileri pişip döküldükçe, azabı iyice tatmaları için, onları yeni derilerle değiştireceğiz.”(Nisa:56) “Ben ateşe dayanırım.” diyorsan elini bir ateşin üzerinde kaç saniye tutabileceğini dene. Cehennem ise, dünyadaki hiçbir azapla kıyaslanamayacak azaplarla dolu korkunç bir ortamdır. Telafisi ve geri dönüşü olmayan Hesap Günü’nden önce kendinizi sorgulamak ister misiniz? à Tek yol gösterici ve en yüce dost olarak Allah’ı kabul ediyor musunuz? Bazen Allah’ın, bazen başkasının hakimiyetine girilmez. Ekonomik, toplumsal, hukuki ve siyasi faaliyetlerinizde Allah’ın hükümlerini hiçe sayarak Allah’a kafa tuttuğunuz halde, sadece deprem, hastalık gibi durumlarda ezbere ‘Allah’ demenizin hiçbir değeri yoktur. à Tek önder ve lider olarak Peygamberimizi kabul edip, onun yolundan gitmeye çalışıyor musunuz? “Sizin için Allah Resulünde güzel bir örneklik vardır.”(Ahzab:21) ”Ben size babanızdan, evladınızdan ve tüm insanlardan daha sevgili olmadıkça (tam) iman etmiş olmazsınız.” (Hadis-i Şerif) Peygamberimizi sevmek O’nu örnek almakla olur. O’nun yolundan gitmiyor, O’nun gibi yaşamaya çalışmıyorsanız O’nu sevdiğinizi iddia edemezsiniz.

Din sizin için bir hayat tarzı mı? Yoksa cami, Ramazan, yada hacı-hocalarla mı sınırlı? Dinin sadece ibadet kısmına inanıyor, hayatla ilgili kısımlarına inanmıyorsanız “Müslüman’ım” diyerek kendinizi kandırıyorsunuz demektir. “Dinlerini parça parça edip, gruplara ayıranlar var ya, senin onlarla hiçbir ilgin yoktur.””(Enam:159) Din; Allah’ın peygamberleriyle insanlara bildirdiği ve insanların hem dünya, hem de ahiret mutluluklarını hedefleyen ilkeler, kurallar bütünü ve bir hayat tarzıdır. À
Kalbinizde iman mı şeytan mı iktidarda?Emeğinizi, paranızı ve zamanınızı Allah’ın yolunda kullanıyor musunuz? Akıllı insan, imanını; nefsine ve içinde yaşadığı topluma feda etmez ve inancı ile yaşantısı çelişmez. Gönlünüze ve hayatınıza tıkıştırdığınız bir yığın dünyalık arasında Allah’a da bir yer var mı?
En çok neyi yada kimi seviyorsunuz? Bunu anlamak için en çok neyi yada kimi andığınıza bakın. Allah’ı günde kaç kez hatırlıyorsunuz? à Allah’ın size verdiklerinden Allah yolunda harcıyor, Allah’ın Dini için çalışıyor musunuz? İmanınız mı imkanlarınız mı zayıf? Ev, araba almaya milyarlar, yeme-içmeye milyonlar harcadığınız halde; Cenneti bedavaya getirmeyi mi planlıyorsunuz? “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.”(Ali-İmran:92) İman bir iddiadır ve ispat ister. İman iddianızı ne kadar ispatladınız?“İnsanlar (sadece) ‘İnandık’ demekle bırakılacaklarını ve sınava çekilmeyeceklerini mi sanıyorlar?” (Ankebut:2)
Bir hakikat güneşi olan Kur’an-ı Kerim hayatınızın merkezinde mi? Onu anlamak ve yaşamak amacıyla, her zaman okuyor musunuz? Yoksa onu kuytu köşelerde, süslü kılıflarda mı saklıyorsunuz? Kuran-ı Kerim dirilere; okumaları, anlamaları ve yaşamaları için indirilmiştir. “Bu (Kur’an), insanlara kurtuluş yollarını gösteren bir delil, sağlam bir inanca sahip olanlar için de bir rehber ve rahmettir.”(Casiye:20) En az günlük haberler kadar, Kur’an-ı Kerim ile ilgileniyor musunuz? Bir hikaye kitabı değil, Kulluk Kılavuzu olan Kur’an-ı Kerim’i hayatından dışlayan insan dünyada da ahirette de huzur bulamaz. “Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz sürece asla sapıtmayacaksınız; Allah’ın Kitabı ve Resulünün sünneti.”(Hadis-i Şerif)
Namaz kılıyor musunuz? Namaz iyi kul olmanın en açık göstergelerinden biridir. 24 saatinden sadece bir saatini Allah’a şükretmek için ayırmaktan aciz birinin Müslümanlık iddiası inandırıcı değildir. “Dinin direği namaz, amellerin en hayırlısı cihattır.” (Hadis-i Şerif) Başbakanla 5 dakika görüşmek için 5 ay bekler ve bunu herkese anlatırsınız. Oysa tüm kainatın yaratıcısı ve yöneticisi sizi günde beş kez huzuruna çağırıyor. Bu daveti neden ciddiye almıyorsunuz?
Paranız cebinizde mi, kalbinizde mi? Parayı putlaştırmak çağdaş şirktir. Mirasçılarınıza bırakacağınız mallar için her şeyi göze alıyor musunuz? Bir gün her şeyinizi dünyada bırakacak ve Allah’a ince ince hesap vereceksiniz. Allah’ın kainatta kurduğu sistem ve muhteşem denge hakkında düşünüyor musunuz? “Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkar edenlerin zannıdır.” (Sad:27) à Çocuklarınızın 60-70 yıllık hayatlarında rahat etmeleri için gereğinden çok daha fazla çalışan siz, onların sonsuz hayatları için ne kadar çalışıyorsunuz?
Çocuklarınızı Allah’ın istediği şekilde yetiştiriyor musunuz? Onları kendi ellerinizle dehşet verici ve sonsuz bir ateşe atmayın. Çocuklarınız futbolu, müziği ve televizyonu; Allah’tan ve Peygamberimizden daha iyi biliyorsa, bunda en büyük suç sizindir. Ailenize Allah’ı, Peygamberimizi ve İslam’ı ne kadar anlattınız? “Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı, yakıtı taşlar ve insanlar olan ateşten koruyun.”(Tahrim:6) Çocuklarınızın namazı ile, ahlakı ile, örtünmeleri ile, arkadaş çevresi ile, okuduğu kitaplarla yakından ilgileniyor; onların bilinçli bir Müslüman olarak yetişmeleri için çalışıyor musunuz? Göreviniz onların sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamak değil. Bunu hayvanlar da yapar. İnsanın görevi Allah’ın rızasını kazanmak, kendini ve ailesini cehennemden kurtarmak ve Cennete girmek için çalışmaktır.
Yukarıdaki soruları gönül rahatlığıyla ve olumlu bir şekilde cevaplayamıyorsanız, hayatınızda değişmesi gereken bir şeyler var demektir . Vakit henüz çok geç değil, henüz Allah’ın huzuruna çıkarılmadık. Bir an önce kendimize gelip, Allah’a hesabını verebileceğimiz bir hayat kuralım. Yaşadığımız her günü, Allah’ın bize verdiği bir fırsat olarak değerlendirelim. İslam’ı doğru kaynaklardan öğrenmeye ve Allah’ın hükümlerini hayatımıza aktarmaya çalışalım. Bizim için hayatımızdaki her şeyden daha önemli ve öncelikli olan bu bilgileri edinelim, uygulayalım. Bir gün, “Biz bunları duymuştuk, keşke yapsaydık.” dememek, o acı pişmanlığı yaşamamak için bugün harekete geçelim.
Dün geçmiştir, yarının geleceği ise (bizim için) garanti değildir. Oysa bugün bizim elimizdedir. Yeni ve esaslı bir başlangıç için en uygun gün bugündür. Uyanışı kabre ve ahirete ertelemeyin, o zaman çok geç olacaktır. Allah(cc) bizi Cennette görmek istiyor...

_________________
SORULARINIZ VEYA ŞIKAYETİNIZ OLURSA BU E-MAIL ADRESSINE MESAJ ATABILIRSINIZ : -->islamiyet_Forum@hotmail.com<--

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
" .İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
(Bakara 212)[/size]

MuhammedMustafa
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 242
Kayıt tarihi : 30/01/10
Yaş : 27
Nerden : Almanya

http://islamiyet.yetkinforum.org

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sabit Geri: ÖLÜME HAZIR MISIN ?

Mesaj tarafından MuhammedMustafa Bir Ptsi Eyl. 20, 2010 7:58 pm

Ne ana baba,

Ne kardeşin..

Nefsin olacak senin derdin..

Bunca günahla uyur gezersin,

"Gencim, bana ölüm gelmez" dersin,

Böyle kendine yazık edersin..

.....

Yürü dünya yürü

Bu dünya geçici, sonsuz kalınmaz

Malın çok olsa da, murat alınmaz

Gafil olma sakın, geri dönülmez

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

Hâlıkın dururken, mahlûka tapma

Şeytana uyup da, yolundan sapma

Haramlara dalıp, nankörlük yapma

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

Azık topladın mı yola çıkmaya?

Işık edindin mi aydınlanmaya?

İki melek gelir sual sormaya

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

Ölünce, çözerler belin, kuşağın

Gözüne görünmez, oğlun, uşağın

Yakasız kefendir, örtün, döşeğin

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

Paran, apartmanın arkada kalır

Ummadığın gelir, hepsini alır

Başkası yer içer, senden sorulur

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

Münker Nekir gelir, çınarlar gibi

Gözleri yanıyor, bir fener gibi

Sorguya çekerler, gök gürler gibi

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

Cehennemin, yedi türlü yapısı

Her birinin ateştendir kapısı

Çok uzaktan gelir kötü kokusu

Yürü dünya yürü, sonun virandır

Bin yılından sonra, ahir zamandır

_________________
SORULARINIZ VEYA ŞIKAYETİNIZ OLURSA BU E-MAIL ADRESSINE MESAJ ATABILIRSINIZ : -->islamiyet_Forum@hotmail.com<--

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
" .İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
(Bakara 212)[/size]

MuhammedMustafa
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 242
Kayıt tarihi : 30/01/10
Yaş : 27
Nerden : Almanya

http://islamiyet.yetkinforum.org

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz