Değerli Kardeşimiz Sitemize Hoşgeldiniz. Lütfen Bu Pencereyi Peygamber Efendimiz(S.a.v)'e Bir Salavat Getirerek Kapatınız.
"Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali seyyidina Muhammed"

AHIR ZAMAN ŞAHISLARI NEDEN TANINMIYOR?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Sabit AHIR ZAMAN ŞAHISLARI NEDEN TANINMIYOR?

Mesaj tarafından MuhammedMustafa Bir Ptsi Eyl. 20, 2010 8:10 pm

HZ. İSA, HZ. MEHDİ, VE DECCAL'İN ÇIKIŞI GÜVENİLİR HADİSLERLE BİLDİRİLMİŞTİR

bu sitede insanların büyük çoğunluğunun Hz. İsa ve Hz. Mehdi ortaya çıktıklarında, neden bu mübarek şahısları tanıyamayacakları ve Deccal'in bu amaçla ne tür yöntemlere ve aldatmacalara başvuracağı ele alınacaktır. Bunun yanı sıra bazı kimselerin makam ve mevkilerini kaybetmekten duydukları korku, bazı kimselerin kibirleri, bazı kimselerin menfaatlerine zarar gelmesinden endişe etmeleri, bazı kimselerin de kötü ahlaklarını devam ettirme isteklerinin Hz. İsa ve Hz. Mehdi'yi tanıdıkları halde tanımazlıktan gelmelerine neden olabileceği üzerinde durulacaktır.

Kitabın birinci bölümünde, yeniden yeryüzüne geldiğinde birtakım insanların Hz. İsa'yı neden tanıyamayacakları anlatılmaktadır. Hz. İsa -bazı insanların hiçbir bilgi ve delile dayandırmadan onun gelmeyeceğini öne sürdükleri bir dönemde-, Allah'ın izniyle, ikinci kez yeryüzüne gelecek ve hak din olan İslam'ı tebliğ edecektir. Ancak hadislerde bildirildiğine göre, insanların çoğunluğunun din ahlakından uzaklaşması, Hz. İsa'nın yeniden gelmeyeceği yalanının yayılması, pek çok sahte mesihin ortaya çıkması, din ahlakına uygun olmayan ideolojilerin neden olduğu baskı ve zorluk ortamı, Hz. İsa geldiğinde onun tanınmasına engel olacaktır. Salih ve samimi müminler dışında, gelişinin ilk dönemlerinde Hz. İsa'yı tanıyan ve ona uyan olmayacaktır.

Kitabın ikinci bölümünde, Hz. Mehdi ortaya çıktığında Deccaliyet'in insanları Hz. Mehdi'den uzaklaştırmak için yürüteceği çaba ele alınmaktadır. Hadislerde ve bu hadisleri yorumlayan büyük İslam alimlerinin eserlerinde Hz. Mehdi'yle beraber olan müminlerin sayısının oldukça az olduğu haber verilmektedir. Yine hadislerde yer alan bilgilere göre, Hz. Mehdi, yanındaki az sayıdaki insanla birlikte din ahlakına uygun olmayan ideolojilere karşı çok büyük bir fikri mücadele verecek, insanlara Allah'ın varlığının ve birliğinin delillerini anlatacak ve dünyanın dört bir yanındaki insanları hakka davet edecektir. Ancak Hz. Mehdi bu fikri mücadelesi esnasında, din ahlakını yaşamayan insanlardan büyük baskı görecek, pek çok iftiraya uğrayacak ve din ahlakını anlatıp yaymak için yapacağı tüm faaliyetler engellenmeye çalışılacaktır.

Sitenin üçüncü bölümünde ise Deccal'in, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin tanınmasına ve insanların onlara uymalarına engel olabilmek için yürüteceği faaliyetler ve insanları ne şekilde yönlendireceği anlatılmaktadır. Bu bölümde ayrıca, insanların nasıl olup da Deccal'i tanıyamadıkları ve onun etkisi altında kaldıkları da ele alınacaktır. Deccaliyet'in çeşitli telkin ve propagandalarla gerçek yüzünü saklayıp, insanları Hz. İsa ve Hz. Mehdi aleyhinde yönlendirmeye çalışması kitap boyunca örnekleriyle aktarılacaktır.

Tüm bu konular ele alınırken, unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır. Her ne kadar insanların çoğunluğu Hz. İsa ve Hz. Mehdi'yi tanımayacak olsalar ve her ne kadar Deccaliyet samimi müminler aleyhinde büyük propaganda faaliyetleri yürütüp onlara çeşitli tuzaklar kursa da, Allah'ın izniyle bunların hiçbiri Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin hak mücadelesine engel olamayacaktır. Kuran'da, " ...Allah, kafirlere müminlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez." (Nisa Suresi, 141) ayetiyle Allah müminlere kurulan tuzakların başarıya ulaşmayacağını bildirmiştir. Allah'ın izniyle, salih müminler Hz. İsa yeniden yeryüzüne geldiğinde ve Hz. Mehdi ortaya çıktığında bu mübarek insanların destekçisi olacaklar ve sayıları ne kadar az olsa da, Hz. İsa ve Hz. Mehdi, Deccal'in batıla dayalı sistemini ortadan kaldırarak Kuran ahlakını tüm yeryüzüne yerleşik kılacaklardır.

Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelişi, Hz. Mehdi'nin ve Deccal'in ortaya çıkışı, kıyametin en büyük alametlerindendir. Birçok İslam alimi eserlerinde bu konuları detaylı olarak ele almışlardır. Konuyla ilgili hadislerde bildirilen haberler, İslam alimleri tarafından "tevatür" (kuvvetli haber) derecesinde kabul edilmektedir. Bu hadisler ise "mütevatir hadis" olarak adlandırılmaktadır. Tevatür kelimesinin tanımı Büyük Lugat'ta şöyle yapılmaktadır:
Tevatür: Kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber.1

Mütevatir hadis ise, yalan üzerine birleşmeleri düşünülemeyecek kadar kalabalık olan bir cemaat tarafından rivayet edilen hadislere denir. Hadis alimleri mütevatir kabul edilen hadislerin ravilerinin (hadisi nakleden kişiler) incelemeye dahi alınmayacağı, mütevatir hadise hiçbir sorgulama yapılmayacağı konusunda hemfikirdirler. İslam alimi Seyyid Şerif Cürcani, mütevatir hadis kavramını şöyle açıklamaktadır:
Haber-i mütevatir, ravileri çoklukta o dereceye ulaşan bir haberdir ki, adete göre, o kadar çok rivayetçinin yalan üzerine birleşmeleri imkansız olur. Bu durumda rivayet edilen haber hakkında lafız (söz) ve mana tutuyorsa buna, "mütevatir-i lafzi" denir. Eğer hepsinin arasında müşterek manada ittifak olmakla beraber lafızlar (sözler) arasında ihtilaf bulunuyorsa buna, "mütevatir-i manevi" denir.2

Büyük hadis alimi İbn-i Mace ise, Hz. İsa'nın yeniden dünyaya gelişi, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ve Deccal'in çıkışıyla ilgili hadislerin mütevatir olduğunu şöyle açıklar
Şevkani de Hz. İsa'nın ineceğine dair hadislerin sayısının 29'a ulaştığını söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda: "Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür haddine ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Hz. Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve Hz. İsa'nın inmesine dair hadisler mütevatirdir." demiştir.3

Hz. İsa'nın tekrar geleceğini ve Deccal'in ortaya çıkacağını nakleden alimlerin başında mezhep imamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife gelmektedir. Ebu Hanife, Fıkh-ı Ekber adlı eserinin son bölümünde şunları bildirmektedir
Deccal'in, Ye'cüc ve Me'cüc'ün çıkması, Güneş'in batıdan doğması, Hz. İsa'nın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde aktarıldığı üzere, haktır, olacaktır.4

İmam Suyuti de, El Havi Lil Fetava adlı kitabı ve El İ'lam bi Hukmi İsa adlı risalesinde, konuyla ilgili tüm hadislere yer verdikten sonra, bu hadislerin mütevatir olduklarını bildirmiştir:
Hadis ilmine vakıf olanlara gizli kalmayacağı üzere, bu hususta zikrettiğimiz bütün hadisler mütevatir derecesine ulaşmıştır. Dolayısıyla Mehdi Muntazar (beklenen Mehdi) hakkındaki hadis-i şerifler mütevatir olduğu gibi, Deccal hakkındaki hadis-i şerifler de tevatür derecesine ulaşmış olup, Hz. İsa'nın inişiyle ilgili hadis-i şerifler de mütevatirdir.5

Konuyla ilgili hadisler güvenilir hadis kaynağı olan Kütüb-i Sitte'de ve İmam Malik'in Muvatta'sı, İbn Huzeyme ile İbn Hibban'ın Sahih'leri, İbn Hanbel ve Tayalisi'nin Müsned'leri gibi en muteber hadis kaynaklarında geniş bir şekilde yer almaktadır. Hz. İsa'nın yeryüzüne gelişiyle ilgili hadislerden bazıları şöyledir
Sizler on alameti görmedikçe hiçbir zaman kıyamet kopmaz... Biri de İsa'nın inmesi...6

Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır...7

Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek...8

İmamınız kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman sizler nasıl olursunuz?9

14. asrın büyük müceddidi (Her asırda dini gerçekleri, dönemin ihtiyaçlarına göre öğretmek üzere gönderilen büyük alim ve Peygamberimiz (sav)'in varisi olan kişi) olan Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ile ilgili olarak Peygamberimiz (sav)'den rivayet edilen hadislerden bazıları ise şu şekildedir:
Dünyanın ancak bir günlük ömrü kalmış olsa, onun (Mehdi'nin) başa geçmesi için Cenab-ı Allah o günü behemehal (nasıl olursa olsun, mutlaka) uzatır.10

Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa, Allah benim Ehl-i Beytimden (soyumdan) bir zatı gönderecek.11

Birçok değerli İslam alimi de fikir birliği ile Hz. Mehdi'nin gelişinin kesin olduğu yönündeki kanaatlerini bildirmişlerdir:
İmam Rabbani: Aradan bin sene geçtikten sonra, Hz. Mehdi'nin gelişi de bunun içindir. Onun mübarek kudumünü (gelişini), Hatemü'r Rüsul (Peygamberlerin sonuncusu) Resulullah Efendimiz (sav) müjdelemiştir.12

Muhyiddin Arabi: Bilin ki, Hz. Mehdi mutlaka çıkacaktır. Ancak yeryüzü zulüm ve işkence ile dolmadıkça çıkmayacaktır. İşte o da böyle bir zamanda çıkacak, dünyayı doğruluk ve adalet ile dolduracaktır. Hatta dünyada tek bir gün kalsa, Allah o günü uzatacak, ta ki o halife gelsin. Bu, mutlaka Allah'ın Resulü'nün soyundan olacak Hz. Fatıma evladından gelecektir.13

İmam Şarani: Ümmetim içinde Hz. Mehdi bulunacaktır. Eğer kısa süre olursa yedi yıl, kısa olmazsa dokuz yıl hüküm sürecektir.14

Bediüzzaman Said Nursi: Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirdleri (öğrencileri), Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sümbüllenir.15

Tüm bu bilgiler bir kez daha göstermektedir ki büyük hadis alimleri, tefsir alimleri ve İslam düşünürleri, hadislerde yer alan bilgiler doğrultusunda, Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelişi, Hz. Mehdi'nin ahir zamanda ortaya çıkışı ve Deccal'in mücadelesi konusunda hemfikirdirler.

Dipnotlar

1 Büyük Lugat-Tür-Dav, 3003
2 Çantay, Kur’an-ı Hakim ve Meal-i Kerim, I, 180; Bilmen, Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meal-i Alisi ve Tefsiri, II, 850; Sabuni, Safvetü’t Tefsir, I, s. 375
3 Sünen-i İbn-i Mace, 10/338
4 Ebu Hanife, Nu’man b. Sabit (150/767), Fıkh-ı Ekber, Çeviren: H. Basri Çantay, Ankara, 1982
5 El Havi, 2/277
6 Müslim, Kitabü-l Fiten: 39
7 Ebu Hureyre r.a. / Buhari, Büyu 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, İman 242 (155); Ebu Davud, Melahim 14 (4324); Tirmizi, Fiten 54 (2234)
8 Ebu Hureyre r.a. / Buhari, Büyu 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, İman 242 (155); Ebu Davud, Melahim 14 (4324); Tirmizi, Fiten 54 (2234)
9 Ebu Hureyre, r.a./ Buhari, Enbiya 50, 3265, 3/1272; Müslim, İman 71,155,1/136; Beyhaki, Esma ve Sıfat 3265, 2/166
10 Sünen-i Tirmizi, 4/92
11 Sünen-i Ebu Davud, 5/92
12 İmam Rabbani, Mektubat, cilt 1, Mektup 209, s. 440
13 Muhyiddin Arabi, Futuhat-el mekkuye, bab 366, cilt 3, s. 327-328
14 İmam Şa’rani, Ölüm – Kıyamet - Ahiret ve Ahir zaman alametleri, Bedir Yayınevi, s. 432-448
15 Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 138, Kastamonu Lahikası, s. 72

_________________
SORULARINIZ VEYA ŞIKAYETİNIZ OLURSA BU E-MAIL ADRESSINE MESAJ ATABILIRSINIZ : -->islamiyet_Forum@hotmail.com<--

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
" .İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
(Bakara 212)[/size]

MuhammedMustafa
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 242
Kayıt tarihi : 30/01/10
Yaş : 27
Nerden : Almanya

http://islamiyet.yetkinforum.org

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz